Yağdıkça
Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbulŞehre bir yağmur yağdıBen ağladımSevilirken ayrılmak mı kaldı BizanstanOyun dolan yoktu gözlerde sadece sesVerilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfırEşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerindenBir aşkın izlerini yok edecek bir başka aşk sipariş edildi yenidenBir şehre yağmur yağdıBen ağladımKim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarındaHangisi talandı demli öpücüklerinVe buğularda yitirilen kimin adıydıBir aşktan diğerine kaç saate gidiliyorduSoyulur muydu kabuğu hayatınYoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?Yağmur şehre bir yağdıBen ağladımBen giderken en çok seni götürdümAklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlasıBen sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyiBenim sevmeye engel evcil acılarım vardıBen yağmur ağladım bir şehre yağdıBen şehre ağladım bir yağmur yağdıBen bir ağladım şehre yağmur yağdıBen...Yağmur...Ağladım...Yılmaz Erdoğan
Peki ya sonra?
Attığım her adım sana doğru; korkusuzca, bazen hızlı bazen yavaş. Çoğu zaman pervasızca, ama yine de temkinli. Yürüdüğüm her yoldan daha dikenli daha toz, toprak; ve bir o kadar güzel, buram buram sen kokan.Her adımımın ardından geriye dönüp bakıyorum ardımda bıraktıklarımı umursamaya fırsat vermeden önüme. Yürünen yollar kısalır ya hani benim yolum hiç kısalmamış hep uzamış. Her sana yaklaştım dediğim anda senden ve başladığım noktadan daha çok uzaklaşmışım. Ve şimdi ben öyle bir noktaya gelmişim ki; sana giden yolda geçmişsizliğim ve sensizliğimle kaybolmuşum.Bana doğru biraz gelir misin, seni görebilir miyim tekrar? Bir deniz feneri edasıyla beni kaybolduğum bu ıssız yerlerden sana doğru çekebilir misin? Yoksa beni kayboluşumla yalnız bırakıp sonumu beklemeye devam mı edeceksin? Peki ya sonra?
Kalp Acısı (Bölüm 1)
Aşka dair bir şeyler yazmak bana uzak artık. Zira aşk denince hep acı, hep hüzün, hep hasret deliyor aklıma.. Bir de küçük bir aşk hikayesi; sonu olmayan tek taraflı bir sevda...
Acıyı anlatmak lazım aslında, ama kalp acısını. Göğüs kafesi büyük bir basınçla sıkışır nefes almak zorlaşır. Düzenli alınan nefeslerin seyri değişir, artık kesik kesik alırsın nefesleri. Yetmez! Az gelir alınan nefesler daha hızlı daha kesik alırsın...
Kalp sıkışır ritmi bozulur, can yanar. Her kalp acısı gözyaşınıda bir şekilde beraberinde getirir. Kimi gözyaşları görülür, kimi ise gözyaşlarını içine atar. Gözyaşı akıtanlar bir şekilde rahatlar. Kalp acısını arttırmanın en iyi yolu gözyaşlarını içine akıtmaktır. Gözler dolacak fakat ağlamayacaktır kişi hıçkırıkları boğazına dizilecek sesi çıkmayacaktır. Ve kalbi acımaya devam edecek, hep daha fazla.
En çok erkeklerde olur bu çünkü erkek adam ağlamaz derler, hele gündüz gözüyle imkansız. Oysa ki gözyaşı gündüz gece dinlemez...
Kalp acısı bireylerde en çok hal ve tavırlarda değişikliğe neden olur. Kalbi acıyan bir insan bir insan sakin bir tavır sergiler sıklıkla, olabildiğince çevresinden uzaklaşır. Sadece bir şeyler sorulduğunda yanıtlar. Damar şarkılarda denilen hüzünlü şarkılar dinler. Hep kalbini acıtan olayları ve nedense genellikle aşkı düşünür.
Ender olarakta bunun tam tersi eylemler sergileyen bireylerde vardır. Sürekli konuşur, eğlenmeye çalışır, danseder, sosyal ortamlarda vakit geçirir, kalp acısını unutmaya çalışır. Ama yalnız kaldığında kalbi kendisine gerekli cezayı keser.
Anlattığımız son davranış şeklindeki bireylerle işimiz olmaz. Bizler kalp acısını adam akıllı yaşayan unutmayan bireylerden bahsetmek istiyoruz.
Kalp acısı kandaki alkol miktarının artışınada sebep olur. Acıyı dindirmenin yada arttırmanın en iyi yöntemi budur. Acıyı dindirmek için olanı bilmemde arttırmak için "Rakı" birebirdir. Kimi zaman uğruna kalp acısı çekilen kişinin şerefine kimi zaman ise şerefsizliğine içilir.
Rakıya dair unutulmaması gereken bazı noktalar vardır. Rakı suyla birlikte içilmeli illa sek içilecekse de içine muhakkak buz konulmalıdır. Aksi takdirde Rakı şişede durduğu gibi durmaz adamı çarpar. Bu çarpma işleminden sonra birey telefona sarılıp kalp acısının kaynağına ulaşır ve hoş olmayan sözler sarfedebilir. Kimisinde ise ağlama, sızlama ve yalvarmalar baş gösterir. Bu durum tasvip edilmez. Zira kalp acısı yalnız çekilmeli sadece yakın arkadaşlar durumu bilmelidir. Çünkü zaten kalp acısının sebebi olan kişinin umrunda değilsinizdir ki size bu acıyı vermiştir. Yada sizi gereğinden fazla umursamıştır, tıpkı kalp acısını çeken sizler gibi...