28 Şubat 2009

(.)

Nokta koyamadığım cümlelerde boğuluyorum, çoğu zaman ölüm tek çare diyorum ama ölüme adım atmaya bile korkuyorum..
Bir yalana kaptırmış kendimi kayboluyorken kendi yarattığım onca yalanın içinde debelenip duruyorum..
Bir parçam eksik tamamlamaya çalışırken parça parça oluyorum...

19 Şubat 2009

Bitti(m)

Bir gün, bir öğleden sonra
Bir sokak arasında
Bir telefon mesajıyla
Bir özür dilerimle, bittim

Bir gün, bir akşam üstü
Bir iş yerinde
Bir telefon görüşmesiyle
Bir görüşmeyelimle, bittim

Bir gün, bir akşam
Bir evde
Bir internette konuşmasında
Bir oyunduyla, bittim

Bir gün, bir gece
Bir barda
Bir telefon konuşmasında
Bir defolla, bittim

Bir gün, bir gece yarısı, bir sabaha karşı
Bir odada
Bir internet konuşmasında
Bir olmuyorla, bittim

Bir gün, hani olur ya bir gün
Bir sabah olur
Bir kez dönersin diye
Bir yaşam pahasına umutlar besledim

Bir gün bir doğum gününde
Bir sokak arası barda
Bir alkol krizinde
Bir gelmeyişle
Bütün umutlarım ve ben bittik...

18 Şubat 2009

Sensiz Biriyim


Geçti baharlar, beni almadı
Seçti bak hüzünlü şarkılar, hüzünlü yanı

Havada kış var, gözümde yaşlar
Kendini bırakmış yağmurlar, yağmurlar gibiyim

Çocuk kalbiyle uykulara saklanan
Bakınca geçmişe ağlayıp çocuklaşan
Ah ben, ben sensiz biriyim
Mirkelam

16 Şubat 2009

Bir Günün Özeti

Hayatta herşeye sahipken aslında hiçbir şeyim olmadığını farkettim..

Tüm dostlara teşekkürler, bu kadar yokluğun içinde sahip olduklarımı gösterdikleri için..


Günün Şarkısı: Tutamıyorum Zamanı (Tutamışım 25 sene geçmiş...)

4 Şubat 2009

Rüzgara Sorular


Bir rüzgar düşün, saçlarının arasından gelip geçen, kısacık bir an... Belki soğuk, buz gibi, ya da içini ısıtan bir sıcaklıkta.

Kısacık bir hayata kaç rüzgar sığar peki? Ben bilmiyorum, onlarca, yüzlerce, binlerce ne kadar? Her rüzgardan sonra yeni bir rüzgar beklersin değil mi? Seni üşüten bir rüzgarın ardından içini ısıtacak sıcak bir rüzgar, ya da her sıcak bastığında seni serinletecek bir rüzgar.

Her rüzgarın ardından bir yenisini beklemek...

Peki bir kasırgayı düşündün mü hiç? O da bir rüzgar gibi değil midir? Yıkar, parçalar ve gider... Kimse suçlayamaz onu. Çünkü doğasıdır bu onun kimi kısa sürer kimisi uzun uzun yıkmaya devam eder.

Bir insanın hayatı yaşadığı bir kasırganın ardından eskisi gibi olabilir mi? Ya da eskisi gibi olması beklenebilir mi? Elindeki her şeyi umutlarını kaybetmiş, canı yanmışken.

Peki bir insan bu kasırgayı ölümüne sevmeye ve onu arzulamaya devam edebilir mi?

Yanıtını bildiğim tek soru bu. Ben insan değilim...

1 Şubat 2009

Bir Konserin Hatırlattıkları

Uzun zaman olmuştu bir konsere gitmeyeli ve böylesine eğlenmeyeli. Müziği seven bir insan, canlı müzikten ne kadar kaçabilirdi ki? Bende işte bugün o sona vardım, şimdiye kadar kaçmış olsamda bugün dayanamadım.

Aslında bu sanatçı Onun için özel birisiydi, kaçamamamın en önemli sebebide buydu. Üç harfe sıkıştırdığım O ismi hatırlatacağını bile bile gittim, dinledim, eğlendim belki, ama aklımda sadece üç harf...

Her şarkıda onu hatırlamak her şarkıda Ondan kaçmak, Ona yaklaşmak, Ondan nefret etmek, Onu delicesine sevmek ve Ona ölesiye aşık olup, Onun için elinden hiçbir şey gelmemek. En çok çaresizliğime ve imkansızlığına yandım bu gece.

Eli her seferinde telefona gitsede aramamak için kendini zor tutan bir ben... Ona bir şarkı dinletip Ondan vazgeçmeyeceğimi Ona göstermek... Belki hoşuna gidecek şeyler, ama acılarıda yanında getirecek Adressiz Kurşunlar... Alışılamayan yokluklara Dön Gel diye haykırışları... Bir gün gelip ardına dönüp baktığındada Tutamadığın bir Zaman'ın izi...

Ve bir konserin hatırlattıkları işte; Aşk oyunu buna derler...